Son günlerde Türkiye’de siyasi parti liderleri bir yarış içerisinde. Yarışın adı da zannedersem ‘’Vatana En Çok Kim İhanet Edecek?’’.
Yarışmanın sonunda vatana en çok ihanet edene büyük ödül var galiba. Ben bu parti genel başkanlarının son günlerdeki konuşmalarından bunu anlıyorum. MHP lideri Devlet Bahçeli’den başlayalım. Önce DEM’lilerle el sıkıştı ardından terör elebaşı bebek katili Abdullah Öcalan DEM grubunda Gazi Meclisin çatısı altında konuşsun, gerekirse umut hakkını gündeme getirelim dedi. Aradan bir hafta geçti, sözlerimin arkasındayım dedi.
CHP lideri Özgür Özel ne dedi. El yükseltiyorum, Kürtlere devlet vadediyorum dedi. Birde bu sözlerinden bir süre önce ne demişti Özgür efendi? Atatürk ilkelerinden devletçiliği kaldıracağız demişti. Sen kimsin kardeşim? Sen kimsin ya? Hatta çoğul soruyorum. Siz kimsiniz? Siz kimsiniz de biriniz TBMM’ye bebek katilini davet edecek, diğeriniz Atatürk ilkelerinden devletçiliği kaldıracak.
Bu adamlar kendilerine Atatürkçüyüm diyen adamlar. Bu tiplerin akılları Atatürkçülüğü anlamayacak kadar düşük, zekaları ise eczacı veya parti genel başkanı olabilecek kadar yüksek. Bu hainleşmiş genel başkanları üstelik parti milletvekilleri çıkıp televizyonlarda savunuyor. Neyini savunuyorsun. Adam diyor ki ben Kürtlere devlet öneriyorum, sonrada diyor ki beni yanlış anladınız. O zaman Türkçe öğren. Türkçe konuşmasını bilmiyor musun? Bu Özgür efendiyi savunmak için televizyona bağlanan milletvekilleri gördü bu gözler. Neyini savunuyorsun kardeşim.
Döneyim tekrar Bahçeli’nin o kan donduran, duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüğüm sözlerine. Neymiş, Öcalan gelsin DEM grubunda konuşsun. Terörün bittiğini söylesin. Umut hakkından faydalansın. Bir kere terörist başını hapisten çıkartmak her baba yiğidin harcı değildir. Hadi diyelim hapisten çıkarttınız, bu kalleş adam terör cezasından dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığı için bırakın meclise girip konuşma yapmayı, meclisin etrafında bile kanunen dolaşamaz. Bu bir. İkincisi, terörist başı İmralı’dan çıkarsa, Öcalan gibi terörden hüküm giymiş mahkumlar bizde çıkalım diye AİHM dahil bütün kurumlara başvurur. O alt tabakadaki teröristler der ki kardeşim biz örgüt başı değiliz biz örgütün en dibindeki adamlarız. Öcalan çıktıysa biz niye burda duruyoruz derler.
Bir de şu umut hakkı meselesi var. Bir kere şunu söyleyeyim bu kavram Avrupa’da vardır bizim kanunlarımızda yoktur. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi çok açık ve net olarak şunu diyor; 25 sene aralıksız hapis yatanların dosyaları bir kez daha incelenebilir. Bu kişilere bir umut verilebilir. Ama demiyor ki bu canileri çıkarın da ülkenizin meclisinde konuşturun, medet umun!
Öcalan’dan medet uman Bahçeli’ye söylüyorum. Ben Öcalan’ı çok araştırmış bir insanım. Ey Bahçeli sana söylüyorum kulaklarını aç iyi dinle. Terörün bitmesi için meclise davet edip medet beklediğin Öcalan’ı sana biraz anlatayım. Bu eli kanlı katilin Avrupa’daki bir yayın evinden Ağustos 1996’da çıkarttığı kitabı bulunmaktadır. Kitabın adı Devrimin Dili ve Eylemi. Bulursan al oku. Herifi meclise davet ettin bir de al kitabını oku. Ama okuyamazsan ben sana özetleyeyim şimdi. Binlerce şehidimizin katili, sayfa 18’de şöyle yazmış;
‘’Gençliğimde en güçsüz, en zavallı ve en alay edilen bir kişilik idim. Şu anda adeta herkesle alay edercesine bir yaşamım var. Ama henüz intikamımı tam alamadım. Şuan ki pozisyonda intikamımın birazını almış sayılırım. Ben bir çılgın mıyım? Bir ilah mıyım? Büyük bir maceracı mıyım? Büyük bir politik deha mıyım? Ben bu işte baş öncüyüm. Ben kendime söz verdim. Ben olursam halk olur.’’
Evet Sayın Devlet Bahçeli, bu satırları okuduysan ya da sana birileri okuduysa bunları iyi anla ve gör. Binlerce Mehmetçiğimizin katilini hangi akılla mantıkla Gazi Meclis’e davet ettin. Tüküreyim senin milliyetçiliğine. Sendeki devlet aklı mı yoksa devlet akılsızlığı mı?
Amerika diyor ki ben PKK diye bir örgütü tamamen sildim. Bizimkiler de PKK’yı yerle yeksan edip vuruyor. Açık açık söyleyeyim darılmaca gücenmese olmasın Amerika izin vermezse bizimkiler onu da yapamaz. Zamanında yapamadığımız gibi. Ne demişti zamanın önde gelen devlet adamlarından biri? 30 cm kar var gidemedik demişti. E ordu 30 cm karda ilerleyemiyorsa evinde otursun çay içsin ne diyeyim daha?
Amerika PKK konusunda Türkiye’ye proje önerdi ve bunun ardından iktidardaki AKP ve ortağı MHP’de bu projeyi kabul etmiştir. Olay kısaca budur!
